Bizim oralarda bir laf vardır ‘Her rengi boyadın da fıstık yeşili kaldı’. Öztürk Yılmaz’ın merkezinde dönen ve gündemin üst sıralarına yerleşen ‘Ezan Türkçe okunmalı’ tartışması ki buna ne kadar tartışma denebilir orası ayrı mesele oldukça sığ ve gereksiz.

Memleketin İslam’ın esasına dair onca sorunu varken, dini duyguların istismarının önüne geçilemiyorken, temel hak ve özgürlükler yok edilmiş, demokrasi tüm kurumları ile rafa kaldırılmış ve AİHM kararları dahi tanınmaz hale gelmişken gündeme taşınan konu bu!

Ne diyelim malzeme verdiğiniz yerler bundan çok memnunlar.

Neymiş efendim, Ezan Türkçe olsunmuş böylece millet ne dendiğini anlarmış. Ya hu bu Kuran değil Ezan. Kuran’ı isteyen gider Türkçe okur ki okunması faydalı da olur ama bu Ezan ve millet salak değil! Ezanın ne anlama geldiği biliniyor, Ezan namaza çağrı demek nokta!

Dili, ne anlama geldiği 14 asırlık süreç sonunda dünyanın neresine giderseniz gidin hangi dil, ırk ve dine sorarsanız sorun malum olmuş, evrenselleşmiş bir olgu.

Ayrıca gerek teknik gerekse de fonetik anlamda ortada fark var. Normal bir kitabı dahi asıl dilinden okumak ile tercümesini okumak arasında ciddi anlam farklıkları oluyorken; yabancı bir şarkıyı asli dilinde dinlerken hissettirdikleri ile Türkçeye çevirince hissettirdikleri arasında da dağlar kadar fark varken siz kime neyi anlatıyorsunuz!

Birileri andımız kaldırılmasın der, öteki kaldırılsın; Birileri Ezan Türkçe okunsun der, diğeri hayır Arapça. Elin adamı atomu parçaladı, uzaya çıktı, bilişim çağını başlattı ama bu durum umurunda mı sözüm ona aydınlarımızın, siyasilerimiz? Maalesef değil!

Şekiller ve semboller üzerinden iktidar savaşı hala devam ediyor. Bizim memleket 1908’de sıkışmış kalmış, aşamıyor. Kutuplaşmanın temeli orada atıldı. Ya hu bir memlekette insanlar elbette farklı düşünür, tartışır ama bir neticeye varır ve ilerler. Bizde ise tartışılan konulara baktığımızda en az yarım asırlık mevzular olduğu görülüyor. Aslında tartışma da yok tahakküm var ve dolayısı ile ilerleme de yok.

Bu konuyu açanların ve talepte bulunanların ne yapmak istediklerini anlamış değilim! Ezan Türkçe okunsun demek bizatihi siyasete malzeme vermek, Erdoğan’a hizmet etmektir. Bunun haricinde hiçbir Müslümanın ve toplumun ana gündemi değil. Zaten şekiller üzerinden değerlendirilip okunan İslam’ın içinin boşaltıldığını daha önceki yazılarımda ifade etmiştim.

Bu arada hazır söz Türkçeden açılmışken, Türkçede nasıl gizli özne varsa bizim sözde aydınlarımız ve medyamızda da gizli Erdoğancılar var. Öyle bir dilleri var ki, Erdoğan’ı eleştirir görünüyorlar ama aslında hiç öyle değil. Memleketin Avrupa Birliği kriterlerinden uzaklaşması (Temel hak ve özgürlükler anlamında geriye gitmesi), Doğu Bloku (Despotik yönetimler, hukuksuzluklar) ile yakınlaşması işlerine geliyor. Bu manzarayı gördükçe de ellerini ovuşturuyorlar.

İşte tüm bu sebeplerle de yaptıkları yayınlarla, yazdıkları yazılarla Erdoğan’ın kutuplaştırma üzerinden iktidarda kalmasını sağlayan formüle hizmet ediyorlar. Yani Erdoğan’ın oylarını konsolide etmesine, saflarının dağılmasının önüne geçmesine malzeme veriyorlar. Bunu da bilerek yapıyorlar.

Suni tartışmalar açarak ki tartışma dahi denmez gündemi gereksiz meşgul etmeyin. Muhafazakarları Erdoğan’a doğru itmeyin. Hala akıllanmadınız mı? İslami değerlerle uğraşmanız ve başörtüsü üzerinden 90’larda yaptığınız eylemler mevcut rejiminin doğmasına sebep oldu.

Siyasal İslamcılar’ın dini duyguları istismar etmesine sebep olacak eylem ve demeçlerde bulunmayın artık! Bunu yaparak en az onlar kadar bu millete zarar veriyorsunuz. Evinde oturan Hacı amcayı Hacı teyzeyi rahatsız etmeyin! Onları Erdoğan’a mecbur bırakmayın!

Memleket uçurumun eşiğinde! Cumhuriyet’in tüm kurumları dümdüz edilmiş. Güçler ayrılığı ilkesi ortadan kalkmış. Hukuk devletinden polis devletine; otoriter olmakla birlikte göreceli olarak demokratik bir ülkeden totaliter ve antidemokratik bir ülkeye dönüşmüşüz sizler neyi gündeme getiriyorsunuz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.