24 Haziran'dan önce Erdoğan'a "pısırık" diyen Akit yazarı şimdi ne dedi?

Hükümete yakın Akit yazarı Vehbi Kara, seçimlerden önce kaleme aldığı yazısında, Ayasofya'nın hala cami olarak ibadete açılmamasını eleştirmişti. Kara, yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "ustalık dönemi" vurgusuna atıfta bulunarak, "siyasetin ustalık döneminde karşımıza bu şekilde pısırık olarak çıkmamaları gerekirdi" demişti.

24 Haziran'dan önce Erdoğan'a "pısırık" diyen Akit yazarı şimdi ne dedi?

Hükümete yakın Akit yazarı Vehbi Kara, seçimlerden önce kaleme aldığı yazısında, Ayasofya'nın hala cami olarak ibadete açılmamasını eleştirmişti. Kara, yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "ustalık dönemi" vurgusuna atıfta bulunarak, "siyasetin ustalık döneminde karşımıza bu şekilde pısırık olarak çıkmamaları gerekirdi" demişti.

27 Haziran 2018 Çarşamba 12:08
24 Haziran'dan önce Erdoğan'a "pısırık" diyen Akit yazarı şimdi ne dedi?

Hükümete yakın Akit yazarı Vehbi Kara, seçimlerden önce kaleme aldığı yazısında, Ayasofya'nın hala cami olarak ibadete açılmamasını eleştirmişti. Kara, yazısında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "ustalık dönemi" vurgusuna atıfta bulunarak, "siyasetin ustalık döneminde karşımıza bu şekilde pısırık olarak çıkmamaları gerekirdi" demişti.

Kara, "Müthiş bir ürkeklik, çekingenlik ve pısırıklık almış başını gidiyor" diyerek AKP'yi eleştirirken, "İnşallah bu yazıdan ders çıkarılır da halkın beklentilerine bir cevap verilir. Eğer bu seçimleri de kazanmak istiyor iseniz halkımızın vicdanından yükselen seslere kulak vermelisiniz, vesselam…" ifadelerini kullanmıştı.

ŞİİRLİ GÖNDERME...

Vehbi Kara, bugünkü yazısında ise, Ayasofya ile ilgili herhangi bir adım atılmamasını eleştirdi.

Kara, Ayasfoya ile ilgili olarak, Said-i Nursi'nin öğrencilerinden Mehmed Kayalar'ın "29 Mayıs’ta Hala Mahzun Ayasofya" şiirini paylaşarak, bir göndermede bulundu. 

Vehbi Kara'nın köşesinde paylaştığı şiir şu şekilde:

"Hülyamı aceb!. Yoksa ki kâbus mu bu rüya?

Eyvah! o ne zulmetde mi kaldın Ayasofya!

Beş yüz sene tevhid ile inlerdi zeminin;

Hüsranla yazık arşa çıkar şimdi eninin...

Tevhide asırlarca makarrken ulu sinen,

Matemzede bir lahd mısın esnama bugün sen...

Göz yaşları matemle döker kalb-i sema ruy-i zeminler;

Hüznünle senin ruh-u feza ağlayup inler...

Mazi ki, senin ruhu hazinene girdi,

Satvet dolu tarih, koca kubbende belirdi.

Sinen ki acaiblerin esrarını saklar,

Ey harika, Fatih sana, tarih sana ağlar...

Hançerledi imanını kimler? Ayasofya!

Ekdarına mahzun oluyor gökde Süreyya...

Yırt, perde-i zulmatı; yeter, dalma sükûte;

Tehlilininâvâzı erişsin melekûte...

Çek; seyf-i muallanı, çıkub âleme haykır;

Şahlanda harimindeki esnamı bütün kır...

Kubbende melekler yine saf saf dile gelsin,

Ey ma'bed-i nur; bir koca tarihe bedelsin...

Ayat-ı mefahir dolu mihrab ile kubben;

İmanlı diyarında, esaretde misin sen? ..

Ey Fatih-i Sani, yetiş imdada; yetiş gel!

İslâm yed'ibeyzasına, minnetle uzat el...

Kubben gibi matemli sema, gamlı bu dünya;

Heyhat... Bu ne matem ki büründün; Ayasofya!..

Ey hiss-i bedi; tutdusemavatı eninim;

Hicranıma dağ vurma; yeter kalb-i hazinim..."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.