Burası Vodafone Arena.

Türkiye Süper liginin son iki yılının şampiyonu ve bu sezonun en büyük şampiyonluk adayı Beşiktaş evinde Fenerbahçe’yi ağırladı. 

Beşiktaş’ın kadrosu Şampiyonlar Ligi için kurulmuş, alternatifli ve yetenekli oyunculardan kurulu maliyeti yüksek bir takım.

Sezon başında bu Beşiktaş ile Fenerbahçe’nin Vodafone Arena‘daki maçına kimse dünkü 3-1'lik Beşiktaş galibiyetinden başka bir ihtimal vermezdi.

Ama;

Ne oldu biliyor musunuz? 

Lambadan cin çıktı Aykut KOCAMAN'a bu maç için 'dile benden ne dilersen?' dedi.

Fenerbahçe kötü geçirdiği sezonda bir şekilde zirvede kalmış, kimse nasıl olduğunu anlayamamış ve oyun olarak ligin ilk yarısına göre daha iyi bir takım olmuş, bu da artı bir avantaj ile Beşiktaş deplasmanına gitmesini sağlıyor, sezon başında bu zamana kötü oynayan Fenerbahçe, Beşiktaş tarihinin en iyi Beşiktaş’ı ile Beşiktaş’ın sahasında oynadığı maça 3 puan fark ile önde gidiyor.

Beşiktaş derbi öncesi Şampiyonlar Ligi'nde 5-0 gibi ağır bir yenilgi almış, fiziksel yorgunluğa, mental yorgunluğu eklemiş, bu psikoloji ile hazırlanabildiği kadar derbiye hazırlanmış, psikolojik, fiziksel ve mental olarak yorgun bir Kartal, Fenerbahçe derbisine hazırlanmıştı.

Lambadan çıkan Cin’den Aykut'un birinci dileği 'bunların etkili silahı Talisca bu maçta oynamasın', oynamıyor.
Lambadan çıkan Cin’den bunların etkili ikinci silahı 'Oğuzhan bu maçta oynamasın', oynamıyor.
Lambadan çıkan Cin’den isteğin  bunların etkili defans oyuncusu 'Real Madrid’den aldıkları Pepe o da bu maçta oynamasın' demişsin o da oynamıyor.

Cin diyor ki, 'Ya Aykut sen bu işi beceremeyebilirsin ben sana ilk dakikadan bir de beleş gol buldurayım olur mu?', o da oldu.

Cin diyor ki, 'Ya Aykut sen bu işi beceremeyebilirsin ben sana ilk yarıyı da 1-0 önde bitirteyim olur mu?' o da oldu.

Lambadan çıkan Cin diyor ki Aykut KOCAMAN al istediğin tüm şartları sağladım, Kartal’ın kanatlarını kırdım, yorgun, oyuncu kadrosu eksik, 1-0 da öndesin, ikinci yarıyı tamamla, bir 45 dakika da sen meziyetini, marifetini göster de her şeyi cin yaptı demesinler.  

Aykut da alıyor maçı 3-1 Beşiktaş’a hediye ediyor, aman ha kimse yanlış anlamasın, hediye ediyor derken kimse Beşiktaş’ın oynadığı futbolu, galibiyeti sonuna kadar hak ettiğini, teknik ve taktik olarak ortaya koyduğu oyunu küçültmek istediğimi düşünmesin, anlatmak istediğim şu, şartlar ve imkanlar bu kadar Beşiktaş aleyhine ve Fenerbahçe lehine iken sen Beşiktaş’ı yenemiyor ve fark yiyorsan bu teknik direktör YETENEKSİZDİR, KABİLİYETSİZDİR sonucuna ulaşman zor olmaz.

Aykut’sal hatalar 

Tüm oyun anlayışı defans yapmak üzerine kurulu, korkak futbol ile sonuca yönelik oynatan bir sistem.

Hata 1: Kameni tercihi hataydı, ikinci golü Quaresma’yı tanıyan Volkan Demirel yemezdi.

Hata 2: İsmail – İsla tercihi hataydı, sakatlıktan sonra Neto sol bek, Skrtel stoper olması gereken futbol gerçeğiydi. 

Hata 3: Valbuena'sız başlamak korkaklıktı

Hata 4: İkinci yarıda topa hakim olman gerekiyordu. Mehmet EKİCİ ve Valbuena ile başlayıp oyunu rakip sahada oynamayı düşünseydin sonuç bu olmazdı. 

Hata 5: Aatıf’dan bir defans oyuncusu yarattın, Alper değişikliğin anlamsızdı, sonuç ve verim vermediği görüldü. 

Isla – Valbuena değişikliği anlamsızdı, sağ bekte maça çok iyi başlayan İsla’yı oyunun içinde yok etti, Valbuena’yı dakika 80’lere doğru maç 2-1 iken oyuna almak 'kurtar beni' demektir. Bu da taktiksel düşünce bozukluğunu gösterir, bu şu demektir, 'sen benim takımın en iyi oyuncususun ama ben seni oynatamıyorum, sen son 10 dakikada bana maçı çevirebilir misin?' Bu düşünce her zaman  olur ama buna yönelik takım halinde atak organizasyon çalışmaların çok yüksek olmalı, bunların sonuç veren aksiyonlarında yüzden çok yüksek olmalı. 

Aykut KOCAMAN’ın oynattığı oyunun sonuca yöneliğini Atletico MADRİD, Simeone ile oynuyor, Simeone ne oynatıyor? kontrollü futbol, doğru saha parselizasyonu, fizik kondisyon üst seviye, rakibi ikinci bölgede karşıla, alan bırakma, topa sert, rakibe sert, baskılı defansif oyun anlayışı ama bu anlayışı şununla destekliyor; doğru ve kaliteli atak organizasyonları ile. Rakip Barcelona da olsa Real Madrid de olsa gol pozisyonuna giriyor, gol buluyor, galip olarak maçı tamamlayabiliyori. Bu oyunu oynarken rakipten korkmuyor, aksine rakibe korku veriyor. Yetenekli oyuncuları sahada tutuyor, hızlı ve kontrollü ataklarda rakip kalede son bulan tehlikeli ataklar gerçekleştiriyor ki bunların neticesinde Avrupa ve Lig şampiyonluğu kazandı.

Beşiktaş hak ettiği bir galibiyet aldı, topa hakimdi, özellikle ikinci yarı baskı durdu, 468 isabetli pas ile oyunun hakimi olduğunu gösterdi, pas yüzdesi %83 ve ceza sahasına 36 orta ve 13 isabet ile ne kadar baskılı oynadığını istatistiksel olarak da ortaya koydu. Quaresma 2 gol ile yılzdılaşırken Talisca ve Oğuzhan’ın yokluğunda liderliği eline aldı ve galibiyeti Beşiktaş’a armağan etti. 

Galibiyete giden oyunda Şenol GÜNEŞ boş durmadı, 4'lü defanstan 3'lü defansa 3'lü defanstan 4'lü defansa geçti, tek forvetten, çift forvete, çift forvetten tek forvete geçti, Vida - Negredo değişikliği riskti ama Fenerbahçe bunu değerlendirecek bir aksiyon almadı. Beşiktaş değişikliklerinden fayda aldı, 2’inci ve 3‘üncü gollerin asistleri Negredo’dan geldi,  

Maçta olumsuz görüntüler beklenen boyutlarda olmadı, Fernandao‘nun tribünlere yaptığı hareket ceza gerektirir, Quaresma’nın Valbuena‘ya hareketi %100 kırmızı kart, Cüneyt ÇAKIR verdiği ve vermediği kararlar ile yine soru işaretleri oluşturdu.

Beşiktaş aldığı galibiyet ile Süper Lig'e dönüş yaptı, mağlubiyet halinde şampiyonluk şansı kalmayabilirdi.

Fenerbahçe bu mağlubiyet ile ilk haftalardaki zorlu fikstürden zirve ile arasını açmadan geçti, bir tek içeride Galatasaray maçı var, geri kalan maçları zirvedeki takımların dışındaki takımlar ve Aykut KOCAMAN fikstür avantajını kullanarak Şampiyonluğa gitmek isteyecek. 

Bu şekilde eksik ve mental yorgun, bir Beşiktaş’ı ligin sonuna kadar kimse bulamayacak.

Ligde şampiyonluk yarışı tekrar başladı. 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.