AKP Genel Başkanı partisinin grup toplantısında bir cümle kurdu ve dedi ki “Çankaya, Kadıköy, Şişli, Beşiktaş’ta ki seçmen profili Türkiye pastasının kaymağını yiyen kesim.”

Geçen hafta da “Kadın erkek eşit değildir” demişti.

Bu ikisi üzerinden konuşacak olursak aslında zihniyetlerinin “fıtratını” ifşa ediyorlar. Şimdi her iki ifşa üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışacağız.

İlk ifşaya gelecek olursak kendileri açıkça Türkiye’yi yenilecek bir “pasta” olarak gördüklerini kabul etmiş durumdalar. Bizzat kendi ağızlarından bu kelime çıktığı için herhangi bir niyet okumaya dahi gerek yok.

İçinden geçtiğimiz bu yirmi yıl aslında bizlere çok acı bir tecrübe ile onlarca yıl düşünsel olarak tespit edemeyeceğimiz bir şeyi gösterdi. O da şu ki, Siyasal İslamcıların kendilerine ve diğer dindar veya muktedir olmayan mazlum kesimlere yaşatılan zulümlere dayanarak inşa ettikleri siyasi söylemler ve mücadele ile aslında arzuladıkları, adalet ve eşitlik değil ‘Beyaz Türklerin’ veya muktedirlerin sahip oldukları şeylermiş. Yani amaç üzüm yemek değil amaç bağa çökmekmiş arkadaş! Amaç adalet değil, amaç zulmü bitirmek değil; amaç saraylarda yaşamak, konvoylarla gitmek, saltanat sürmekmiş…

Amaçları adalet ve eşitlik olsaydı geçmiş rejimin muktedirleri tarafından yapılan zulümler bitirildiğinde o noktada durulur ve kimse dışlanmadan, ötekileştirilmeden gelecek adına hep birlikte yol alınırdı lakin görüldüğü üzere orada durulmadı, birlik olunamadı ve onların yeri alınarak zulümde, hak gaspında onlardan çok daha ötelere gidildi.

İşin ilginç yanı ise demeçlerinden de anlaşılacağı üzere bu konuda oldukça pervasızlar. Üstelik yaptıkları açıklamaların gerek demokrasi gerek eşitlik gerekse de ahlaki olarak sakat olduğunu bilmelerine rağmen. Bunun da sebebi ne yaparsak yapalım ne dersek diyelim gemimiz yüzüyor borumuz ötüyor diye düşünmeleri galiba.

Evet şimdi muktedirler ve evet ejder meyvesi yiyorlar ama şunu unutmasınlar ki geçmişte ki simit satan halleri şimdikinden çok daha onurlu ve çok daha ahlaklıydı.

Gelelim ikinci ifşaya yani “Kadın erkek eşit değildir” demecine.

Siyasal İslamcıların İslam dinini kullanarak inşa ettikleri iktidar işte bu tarz söylemler üzerinden yükseliyor. Erkek egemen Anadolu’nun bir kısmında da maalesef bunlara prim veriliyor ki zaten Erdoğan’da “Bizi anlayanlar bize yeter onlarla yola devam ederiz” diyerek bu durumu çok iyi idrak ettiğini gösteriyor.

Bu söylemleri yaparken şark kurnazlığını da ihmal etmeyerek kendilerini haklı gösterme adına ‘Anneliği’ kullanıyorlar ve ‘kazma kürekle çalıştırılma’, ‘doğum izni verilmesi’ gibi gayet tabi meseleleri işin içine katıyorlar.

Annelik erkek egemen dünyanın, Siyasal İslamcıların kadını eve hapsetme ve kendi soyunu devam ettirme adına kullandıkları, istismar ettikleri bir kimlik. Bir kadın istediği taktirde çok tabi olarak anne olabilir ve aynı zamanda bir erkekle eşit ve hatta ondan çok daha nitelikli şekilde iş hayatında veya sosyal hayatın herhangi bir kademesinde kendisine yer edinebilir.

Anneliği cenneti kullanarak çekici hale getirmeye çalışmak ise yaptığınız din tüccarlığının geldiği noktayı göstermesi açısından bir mihenk taşı. O zaman Kuran’ın mirasta kadına bir erkeğe iki verilir kıstasına ne diyeceksiniz? Maalesef sizler Kuran’ın lafzını işinize göre kullanıp özüne inemeyen, İslam’ı istismar ederek ellerinde ki güce kavuşanlarsınız!

Bazı mesleklerde çalıştırılmama konusuna gelirsek ya hu erkekler de kendi içerisinde yetenek ve kabiliyetlerine göre istihdam edilirler. Birçok erkek madende çalışamayabilir, kabiliyetleri veya fıtratı buna yeterli olmayabilir! Bunun için illa kadın olmasına gerek yok!

Sonuç olarak Türkiye yenilecek bir pasta değildir, kadın erkek de sonuna kadar ve kati olarak eşittir!

Bu ve benzeri konularda ifşalarınızı giderek daha pervasız ve nobran şekilde dile getirerek çarpık fikirlerinizi toplumda ki ideolojik karşılığınız %15’i geçmemesine rağmen tamamına tahakküm etmeye çalışıyorsunuz! Bu topluma, millete, demokrasiye ve İslam’a verdiğiniz zararı tamir etmek belki onlarca yıl sürecek.

Her iki meselede de etik olarak durduğunuz nokta oldukça sakat. Dünyevi ihtiraslarınız uğruna korkunç bir propaganda ve medya gücü ile insanları manipüle ederek yanlışa kanalize ediyor, milleti kutuplaştırarak iktidarda kalmaya çalışıyorsunuz. Hem günümüz hem gelecek adına dünyevi olarak suç uhrevi olarak günah işliyorsunuz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.