''Biz futbol camiasında aynı bir artist, bir film yıldızı gibi futbolumuzu göstermeye çalışıyorduk. Çünkü bizi izleyen taraftarın Pazartesi'den Cuma'ya kadar çalıştığını biliyorduk. Bu sebeple hafta sonu geldiğinde kendimizi en iyi şekilde göstermek istiyorduk. Hristo Stoichkov''

Buradan yola çıkarak sevgili Aykut KOCAMAN’a birkaç kelam etmek isterim.

Fenerbahçe taraftarı kendi sahasında güzel futbol izlemek, oyundan keyif almak istiyorken ve senin takımın Göztepe maçında bir gol pozisyonu üretememiş, şans eseri maç bitimine yakın bir gol bulmuşken, taraftar da seni ıslıkladığı için maç sonu yayıncı kuruluş mikrofonlarına taraftarı şikayet edeceğine öncelikli olarak bu çağ dışı futbolunu da al ve git.

Bu oyun anlayışı büyük takımlara uygun değil ve insanların futbol seyir zevkini bitiriyor.  Sanırım bu futbol ile Fenerbahçe stadına paralı kulüp taraftarları dışında kimse gelmeyecek. Bir de numaralı ve eski maraton dediğimiz kısımdaki seyircinin büyük bir kısmı kulübüne bağlılığından kombinesini alıyor ama maçlara arkadaşını veya tanıdığını gönderiyor. Bu futbol çağ dışıdır, korkak bir oyun sistemi üzerine kuruludur, bu oyun ile şampiyonluğa sevinecek taraftar sayısı da azdır.

Buna paralel olarak Feyenoord'a transfer olan Van Persie ilk maçına çıkmış.  Geldiğinde 'scout başarısı' diye lanse edilen oyuncu, üzerine para verilerek gönderildi.

Fenerbahçe menajer kazıkları

Krasiç, Serdar KESİMAL v.b oyuncular Fenerbahçe’ye transfer olup 3 sene parasını alıp takıma “sıfır” katkı sağlayanlar kervanından bir oyuncu daha geçmiş oldu. Fenerbahçe Scout başarıları değil de menajer kazıkları ile tarihe geçti sanıyorum.

Sevgili Kocaman, nereden nereye bakıyorsun, neye göre kime göre ne yapmaya çalışıyorsun, bence anlayan, bilen yok. ‘İstatistik’ diyorsun, istatistikler sıfırın altında, ‘esasen çok gol atıyoruz’ diyorsun, ‘ligin en çok gol atan takımıyız’ diyorsun oynattığın oyun ortada. Fenerbahçe’nin oynadığı futbol ve oyuncu kalitesi bırakın seyredilmeyi tahammül dahi edilemeyecek durumdadır. Böyle bir Fenerbahçe Türk futboluna değer katmaz.

"​İstatistik mini etek gibidir, çoğu şeyi gösterir ama asıl gösterilmesi gerekeni göstermez." Sir Alex Ferguson

Bu nedenle istatistiklere bak ama oyun kaliteni görmezden gelme.

‘Zor ve stresli dönemler geçiriyoruz’ diyorsun, ‘bireysel hatalar çok’ diyorsun, iyi de yeteneksiz oyuncular ile oynamak isteyen sensin, sorunu görüyorsun, çözüm üretmiyorsun.

"​Bana Zidane'nın yanında 10 tane kalas verin size Şampiyonlar Ligi'ni getireyim." Sir Alex Ferguson

Terim Sumudica’yı yendi

Dursun ÖZBEK konuşmasaydı seçimi kazanırdı. Belki de kaybetmek için konuştu. Galatasaray’da teknik ekip değişimi Kayserispor maçında etkisini gösterdi.  Maça Galatasaray iyi başladı, erken gol ve goller buldu, Kayserispor maça ısınana kadar Galatasaray işi bitirdi, Sumudica oyunu tutup sonlarda oynama planını uygulamaya koyamadı. Başlaması gereken oyun formatı hızlı ve baskılı oyun tarzı olmalıydı. Taktik yenilgiye bir de ikinci yarı büyük bir hatasını ekledi ki bu büyük hocaların yapmaması gereken bir hatadır. İkinci yarı golü bulmuş, farkı bire indirmiş Kayserispor oyun anlamında üstünken stoper çıkarıp forvet alarak orta saha ve defansı komple oyundan düşürerek Galatasaray’ın kontra ataklarının yolunu açtı ve oyunun son bölümünde birçok net gol pozisyonu verdi. Sonuçta golü de yedikten sonra maçı bir nevi yanlış hamlelerle hediye etmiş oldu. Oyunun son bölümünde Galatasaray’ın ataklarını olgunlaştıramama, final paslarında ve gol vuruşlarında başarısızlık göründü ama Kayserispor da geri dönüş yapabilecek bir sistem düzenlemesi gerçekleştiremedi. Bence Fatih TERİM, Sumudica’yı yendi. Bu da ligde zirve mücadelesinde Beşiktaş ve Başakşehir’in yanında Galatasaray’ın da olacağının sinyalini verdi. Kayserispor bu mağlubiyet ile ilk dört dışında kendine yer bulacak gibi gözüküyor.

Akıllar Şampiyonlar Ligi’nde

Beşiktaş’da akıllar Şampiyonlar Liginde henüz lige tam anlamı ile dönüş gerçekleşmedi. Antalya maçında çok da iyi olmayan bir futbol ile galibiyete ulaşıldı’ Şampiyonlar Ligi bu sene ligde şampiyonluğa ulaşılamamasına neden olabilecek gibi duruyor. Bu da diğer takımların bu durumu nasıl değerlendireceği ile ilgili bir sonuca bağlı.

Emre ve Arda’nın şovu

Başakşehir doludizgin yoluna devam ediyor. Haftanın en iyi futbolunu oynadılar, çok net bir galibiyet elde ettiler, Arda TURAN ve Emre BELÖZOĞLU’nu sporcu karakteri ve ahlakı olarak kesinlikle beğenmem fakat maçın ilk bölümünde Emre ve son bölümünde Arda şov vardı. Özellikle Arda sakin ve soğuk kanlı oyun yapısı ile olgunlaşmış futbolundan resital yaptı ve güzel de bir gol ile oyununu süsledi. Başakşehir açısından çok güzel bir galibiyet olduğu kadar Bursaspor açısından bakarsak kendi saha ve seyircisi önünde bu kadar kolay teslim olmaması gerekirdi. Bu oyun Bursaspor’un oyunu değil, bunun nedeni sistem hocaları ve sistem takımlarında oyuncular sistemi destekleyici ekstra performanslar ve motivasyonlar ortaya koyması gerekiyor. Bursaspor’da Batalla dışında ekstra oynayan oyuncu yoktu. O da sakatlanınca işler Başakşehir için çok ve çok basit oldu.

Bu oyun Trabzonspor’a yetmez

Trabzonspor’da panik ve baskı kendini hissettirmeye başladı, Burak çok konuştu, kendini vitrine koydu bu da oyununda olumsuz etki yaptı. Oyunun son bölümüne kadar çok gol kaçırdı, Konya kazanabileceği maçı son anda berabere bitrdi, Trabzonspor mağlubiyeti hak ettiği oyunu ile maçtan galip ayrılabilirdi, bu şansı değerlendiremedi. Bu oyun Trabzonspor’a yetmez. Kompakt  ve daha kolektif, takım boyunun kısa olduğu, olgunlaşmış ve bilinçli ataklar yapan bir takım hüviyetine bürünene kadar Trabzonspor’da iniş ve çıkışlar devam edecektir.

Trabzonspor - Fenerbahçe  

Haftasonu oynanacak mücadele tansiyon olarak keyifli bir maç beklentisi kamuoyunda oluşmakta. Fakat oyun keyfi ve seyir zevki olarak beklentiyi karşılaması iki teknik direktöre bağlı. Oyunu tutan, bekleyen zamandan ve enerjiden çalarak oyunun son bölümünü oynamaya çalışan iki teknik direktörün kapışması. İlk yarının berabere biteceğini düşünüyorum.

İkinci yarıda çözüleceğini düşündüğüm maçın temposunun, mücadelesinin, gol ve gol pozisyonlarının çok olmasını diliyorum.

Ambians ve stad doluluk oranı üst düzey olacaktır. Fakat bunu taçlandırmak Trabzonspor seyircisinin elindedir, karşılama, misafirperverlik, uğurlama yönünde de çağ atlanmalı. Süper Lig kalitesine değer katılmalıdır, bu da olgunluk, doğru hareketleri alkışlamak, sevgi ve saygı çerçevesinde olabilecek bir durumdur.

Seyircinin, oyuncunun, yöneticinin veya menajerlerin bir kısmına göre değil, futbolun en üst seviyede oynanmasına katkı sağlayacak destek unsurlarına önem ve değer vermeliyiz.        

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.