Burası Allianz Arena.
Kapasitesi 75 bin.
Maç günleri Bayern Münih’in renklerini alan Uefa ‘nın 5 yıldız stadı.
Beşiktaş’ın rakibi Avrupa’nın devi Bayern Münih.
Bu seviye çok farklı, Şampiyonlar Ligi son 16 ve son 8 takımı arasına girdiğinizde işiniz çok zor.
Bu seviyede hız yüksek, saha parselizasyonu üst düzey, hata krediniz düşük, tempo yüksek ve  düşmüyor.
Futbol hata oyunu, rakibini hataya zorlayacaksın oyunun formatı bu, her gol bir hata neticesi oluşur.
Bir hata Beşiktaş’a pahalıya patladı.
Beşiktaş iyi start verdiği maçta bu seviye maçların kaldıramayacağı “bir geri pas hatası” ile kırmızı kart ve 10 kişi kaldığı maçı o anda başlamadan bitirmiş oldu.

“Bu Arena ‘da ne yazık ki MHK yok”
“Bu Arena ‘da ne yazık ki TFF yok”
“Bu Arena ‘da ne yazık ki taraflı medya mensupları, kulüp köşe yazarları yok”
Ne yazık ki bu Arena ‘da futbol var, tempo var, hız var, kuvvet ve dayanıklılık var.
Dolayısı ile Beşiktaş futbolcusu, teknik direktörü, başkanı, yöneticisi bu maçın sonunda sallayacak seçenekleri çok olmadığından mecburen gerçekler ile yüzleşecek ve bu büyük başarı, tarih yazdık buralara geldik, gururluyuz, onurluyuz demekten başka çareleri kalmıyor olacaktır. Bu işin realitesi.

Keşke bir Anadolu takımı 3 büyüklerimizi yendiğinde alkışlasak, tebrik etsek, başarı dilesek, iyi oynayan ekiplerimizin önünü kesmek büyük takım camia ve kitle potansiyellerini kullanarak saf dışı etme duygularımızdan, huylarımızdan vazgeçsek o zaman Avrupa ‘nın önde gelen takımlarından 5 yemekten de kurtulacağız.
Avrupa bitti, Kendi ligimize döndük.
Umarım 3 büyükler ağlamayı keser.
Ligimizin öncelikli olarak  “Respect” yani saygı ‘ya ihtiyacı var.
Özellikle 3 büyükler yenildikleri ve puan kaybettikleri haftalarda, döküle – döküle oynadıkları maçların hemen ardından ağlama ve sağa sola saldırma alışkanlıklarından vazgeçmeliler, önce hakeme sallama, sonra MHK, TFF, önüne kim gelirse sallayan Teknik Direktörlerimiz, Başkanlarımız, Yöneticilerimiz ile mutluyuz, buna prim veren taraftar kitlesi, bu taraftar kitlesine uygun argo programlar, köşe yazıları.
Sen kendi liginde kendi sahanda Anadolu kulüplerine hakemleri döve döve, eze eze, yerden yere vura vura baskıyla yıllarca şampiyonluğa yürüyen 3 büyükler “Trakya’dan öte, ilk virajdan Neden geri dönüyorsunuz”.

Aykut KOCAMAN iki hafta önce 'bu organizasyon ile bu hakemlerle şampiyon olamayız' dedi, şimdi ise 'bizi kimse tutamaz Beşiktaş’ı geçersek şampiyonuz' diyor.
Galatasaray Başkanı farklı bir dil, farklı bir tarz ile Türk futboluna giriş yaptı, hakemleri bombaladı.
Fikret ORMAN 'Bayern maçı geçsin ben bir açıklama yapacağım' dedi.

100 yıllık Türk futbol tarihinde  6 sene Trabzonspor,  1 sene Bursaspor ve geri kalanında 3 büyükler şampiyon olmuş. “Bu hakemler ile şampiyon olamayız, dediğiniz hakemlerle nice Şampiyonluklar yaşadınız” fakat “Türk futbolunun ne temposu değişti, ne taktik anlayışı, ne oyun disiplini, ne de oyun gelişimi”

 Beşiktaş Türk futbolunun en iyi takımı, en iyi kadroya sahip, en iyi futbolu oynayan ekibi ama son 16 ‘da dağıldı 5-0 gibi bir sonuç çok ağır ilk maçtan tura veda etti.
Yazımın başında başlığında kullandığım “AYNA” bunu ifade ediyor, bu arena ayna gibi sana gerçekleri gösteriyor, gerçekler ile yüzleşmeni sağlıyor, neler doğru, neler yanlış görme imkanı sağlıyor.

“Ayna’ya baktık, kendimizi gördük” umarım deve kuşu misali gömdüğümüz beyinlerimizi en kısa sürede kumdan çıkarıp aradaki bu farkı kapatırız.
Türkiye liginin en kuvvetli takımı bu seviyede bu hale düştüğüne göre diğerleri de ne oynadığını, aradaki farkı, ne yapması gerektiğini gözden geçirmelidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.