Daha önce ki yazımda Alevi toplumu üzerinde ki, asimilasyon pençesinden bahsetmiştim, 5 çeşit asimilasyon olduğunu belirtmiştim. Bunlar; Devletin sünnileştirme politikası, medrese şii’liği asimilasyonu, Ali’siz Alevilik asimilasyonu, HZ.Ali’ye tanrısallık boyutuna taşıyan asimilasyon ve son asimilasyonu CEHALET olarak isimlendirmiştim. Bu yazımda Mederese Şiiliği asimilasyonu üzerinde duracağım..

Tabi alevi toplumunun kafası burada biraz karışık, biz Şia mıyız? Caferi miyiz? Alevi miyiz? Gibi sorular her gittiğimiz Cem evinde, her görüştüğümüz Alevi aydınında bu sorular sıklıkla sorulmaktadır. Öncelikle bu tanımları aydınlatalım..

ALEVİLİK NEDİR?

Günümüzde Alevilik Hak Muhammed Ali inancı olarak tanımlanmıştır. Yani yaratıcı olan ALLAH’a iman, Yaratıcının yarattıkları üzerinde otorite kurmak için oluşturmuş olduğu, Nübüvvet(Peygamberlik) sistemi olan, ilk Peygamber HZ.ADEM’den ve son Peygamber HZ.MUHAMMED’e kadar 124 bin peygambere iman ve Hz. MUHAMMED’de tamamlanan dini kıyamete kadar koruyacak İmamet(velayet) sistemine İman. İlk İMAM HZ.ALİ ve son İMAM HZ.MEHDİ olmak üzer 12 İMAM vardır.

ŞİA NE ANLAMA GELMEKTEDİR?

İslam içinde ki en büyük ayrışma HZ.MUHAMMED’in bedeni ölümüyle başladı.. İslam tarihinde de anlatıldığı gibi, HZ. ALİ VE EHLİBEYT PEYGAMBER’in defnini gerçekleştirirken, sakife denilen bir yerde halife seçilmiştir. Lakin Hz. ALİ ve PEYGAMBERİN EHLİBEYT’i halifeyi tanımamıştır. İslam tarihinde bir kutuplaşma doğmuştur. HZ.ALİ’nin halife olmasını savunan, onun GADİR HUM’da PEYGAMBERİN benden sonra müminlerin emiri ve velisi Alidir. Dediğine inanan kişilere ŞİA denilmektedir. ŞİA’nın anlamı; Taraftardır. Ali Taraftarlarına o günden bugüne Şia denilmektedir. Yani bugün bir Alevi ben Ali’nin Şia’sıyım derse burada abes bir durum olamaz.

CAFERİLİKTEN NE ANLAMALIYIZ?

Yine islam tarihine göre Peygamberden 200 yıl sonra mezhepler ortaya çıkmıştır. Bu mezhepler ortaya çıktığı dönem 12 İMAM’LARIN 6.cısı olan İMAM CAFERİ SADIK dönemidir. Emeviler ve Abbasiler Arasında çıkan iktidar mücadelesini fırsat bilen İMAM CAFERİ SADIK medreseler açarak on binlerce öğrenci yetiştirmiştir. Bu dönemden itibaren ŞİA’LARA(ALİ TARAFTARLARINA), CAFERİ denilmiştir. Yine bugün bir Alevi çıkıp benim mezhebim Caferiliktir derse burada da abes bir durum olamaz.

Peki, burada tuhaf olan durum nedir? Neden Aleviler kendine Şii ve Caferi denmesinden rahatsızlık duyuyor? Hemen açıklayalım:

Alevilerin bugün üzerinde durduğu, karşı olduğu Şiilik, Medrese Şiiliğidir. Mücdehide bağlı olan, taklit mercii olan, molların din adamı olduğu, yaşam tarzı ve kültürel olarakta, Aleviler ile pek bağı olmayan daha çok İRAN, IRAK, AZARBEYCAN, LÜBNAN gibi yerlerde çoğunlukta yaşayan, Alevilerin İbadetini küçümseyen, sazına haram diyen, semahına hakaret eden, topluluktur. Aleviler de mürşid ve Pir kavramları vardır. Serçeşmesi, Hünkar HACI BEKTAŞİ VELİ’DİR. 4 kapı 40 makam öğretisi ile Kamil insan olma anlayışı vardır. Yol bir Sürek bin bir şiarı ile ilerler, yol’u HAK MUHAMMED ALİ yoludur.

Not: Bir Sonra ki Yazımda Alisiz Alevilik asimilasyonunu yazacağım..

Abdal Musa (14. yüzyıl Hak ereni):

“Gözlerin kör olsun ey kanlı yezit.

Bu meydanda kim var Ali’den gayrı?

On İki İmam’ın kapısın açan

İmamlar değildir Ali’den gayrı?

Her kimin çırağın yaksa Hak yakar

Rızaya baş koyup teslimin takar

Aslımız On İki İmam’a çıkar

Babamız her kim var Ali’den gayrı?”

***

Kaygusuz Abdal (14-15 yüzyıl Hak ereni):

“Erenlerden bu bir name, ne gidersin Halep, Şam’e

Gel uy On İki İmam’e, uyamazsın demedim mi?”

***

Sâdık Abdal (15. yüzyıl Hak ereni):

“Çok hidayet eyledi Mehdi bize

Hem küşade eyledi erkânımız

Sâdık’a bu Fırka-i Nacilerin

Ol İmamlar şahımız sultanımız”

***

Hatâî (Kızılbaş Devletinin kurucusu):

“Münezzeh meşrebim men yâr-i sâdık

Mevâli mezhebim hak Caferȋ’yem”

***

Derdimend Hatayi (16. yüzyıl Hak ereni):

“Muhammed Ali’nin kullarındanam

Al-i Aba nesli Hayderidenem

İmam-ı Cafer’in mezhebindenem

Derdimend Hatayi dermana geldim”

***

Şah Hatayi (16. yüzyıl Hak ereni):

“Ehl-i irfandır dilimiz

Sırr-ı hakikat gülümüz

İmam Cafer mezhebimiz

Mürvet erenler mürüvvet”

***

Pir Sultan (16. yüzyıl Hak ereni):

“Didar defterine geçtim,

Münkir münafıkı seçtim

Mezhepte Cafer’e düştüm,

Firdevs-i ala içinde”

***

Şahiya (16. yüzyıl Hak ereni):

“Pirim kulağıma eyledi telkin

Şah-ı Velayet’e olmuşuz yakin

Mezhebim İmam Cafer Sâdık’eyn

Allah dost eyvallah peymana geldim”

***

Kul Hüseyin (16. yüzyıl Hak ereni):

“Mezhebimiz Cafer, Güruh-u Naci

Caferî olmayan kaldı Haricî

Haricîyi keser Mehdi kılıcı

Biz, Mehdi-i Sahip-Zaman askeri”

***

Derviş Kasımî (17. yüzyıl Hak ereni):

“Nur-i Çeşm-i Murteza ser defter-i Al-i Nebi

Can be can bahş-ı lebi Hulk-ı Rıza’dır meşrebi

Şah Hüseyn-i Kerbela’dır atası ceddi Nebi

Meslek-i Zeynel’aba Bakır’la Cafer mezhebi

Al-i Taha nesli Yasin Hazret-i Seyyid Ali

Server-i kevm-i mevali sırr-ı Şah Kızıl Deli”

***

Kâtib (17. yüzyıl Hak ereni):

“Hakikat gülüdür Muhammed Ali

Hasan Hüseyin’dir bahçenin gülü

İmam Zeynal İmam Bakır’ın seli

Cafer’in mezhebin tamam bildin mi”

***

Derviş Kalbî (17-18. yüzyıl Hak ereni):

“Ca’fer-i Sâdık’tan aldık mezhebi

Yar ettik aşk ile hayâ edebi

Cihanda cümlenin budur matlebi

Biz Muhammed Ali deyenlerdeniz”

***

Mahremoğlu Haydar (17-18. yüzyıl Hak ereni):

“İmam Cafer mezhebine uyanlar.

Mürebbisin yolun izin güdenler

Hünkâr Hacı Bektaş Veli diyenler

Hakka doğru gider kılın üstünde”

“İmam Cafer mezhebine uymayan

Mürebbisin yolun izin gütmeyen

Üstadın hakkını tamam etmeyen

Aşamaz da kalır belin üstünde”

***

Tahir (17-18. yüzyıl Hak ereni):

“Ehl-i iman mezhebi oldur İmam-ı Caferî

Hamdülillah dilde ikrâr din û imanım Ali

Sırr-ı nur-ı Murteza’dır Musa-i Kazım şeha

Aşıkın cisminde nuru sırr-ı sultanım Ali”

***

Sâdık (18-19. yüzyıl Hak ereni):

“Ali evlada kasdedip sen ki münkiri bildin

Hak ona hak nasip etti hefti Kur’anı mübin

Mümine kıldı hidayet Caferî mezhebidin

Yezit ölür kışa gider müminler bahara karşı”

***

Şah Sultan (19. yüzyıl Hak ereni):

“İmam Zeynal Abidin ki Basra’da

İmam Bakır zuhur etti orada

İmam Cafer mezhebi ulu divanda

Okuyan hatmetti ilmine düştük”

***

Genci (19. yüzyıl Hak ereni):

“Muhammed Bakır’a olmuşum âşık

İmamlar yolunda bir bağrı yanık

Mezhebim haktır, Cafer-i Sâdık

Dinim Muhammed’dir, imanım Ali

Evliya enbiya onlara âşık

Verdiler ikrârı oldular tanık

Hak mezhebi imam Cafer-i Sâdık

Söylersen Muhammed Ali’den söyle”

***

İhlasi (19. yüzyıl hak aşığı):

“Biz güruhu Alevî’yiz Hayderî

Himmeti bahrında bulduk gevheri

Hamdülillah Caferî’yiz Caferî

Raks-ı iman cilvegâhımı gördüm”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.